Dilan Gümüştaş 2018 yazında DAAD'nin ISK Bursuyla 2 ay boyunca Almanya'da bulundu. Dönüşünün üzerinden bir yıl geçmeden Haziran ayında düzenlediğimiz DAAD Alumni ve Bursiyer Davetinde deneyim ve düşüncelerini bizimle paylaştı.

Yolumuz bir şekilde DAAD’yle kesiştiği için bugün hepimiz buradayız. DAAD’nin burada bulunan herkesin hayatına bir şeyler kattığına eminim.

Dilan Gümüştaş, 22, eski ISK Bursiyeri

"Saygıdeğer Hanımefendiler ve Beyefendiler,

Hepiniz hoşgeldiniz.

Adım Dilan Gümüştaş. 22 yaşındayım ve Bahçeşehir Üniversitesi’nde Hukuk okuyorum. Bu yıl 4. sınıfa başlayacağım.

2018 yılında DAAD’nin Yoğunlaştırılmış Dil Kursu Bursunu almaya hak kazandım ve 2018 yazında iki ay boyunca Berlin DID’de yoğunlaştırılmış bir Almanca kursuna devam ettim.

Berlin’de kendime bir oda tuttum ve kaldığım evi Alman bir hanımefendiyle paylaştım. Aramızdaki ortak dil sadece Almanca olduğu için, birbirimizle Almanca konuşmak zorundaydık ve bu da Almancamı geliştirmemde çok faydalı oldu.

Tüm öğretmenlerimiz bizlere çok yardımcı olduğu için dil kursu çok iyi geçti. Her gün yaklaşık 5’er saat ders gördük. Sınıfımda hiç Türk arkadaşım yoktu; fakat daha çok Almanca konuşmamı sağladığından bu bir bakıma benim iyiliğime oldu. Ayrıca kendimce diğer ülkelerden gelen sınıf arkadaşlarımla İngilizce konuşmama kararı aldım ve onlarla hep Almanca konuşmaya çalıştım.

Öte yandan Berlin’de olmak çok güzeldi. Berlin kozmopolit ve çok canlı bir şehir. Adeta bu şehirde kendimi yeniden buldum. Şehirde konser, opera, tiyatro gösterileri ve müze gibi birçok farklı kültürel etkinlik alternatifi var. Berlin benim için bir özgürlükler şehri. Bu şehirde pek çok farklı kültür birarada karşılıklı saygı içinde yaşıyor. Eğer bir hukuk öğrencisiyseniz parlamentonun ve siyasetin sizi heyecanlandırmaması mümkün değil. Şehirde iki aylık bir kalışa yetmeyecek kadar çok görülmesi gereken güzellik mevcut.

Bu bursu almadan önce Türkiye’de Goethe-Institut’da bir yıl boyunca Almanca kursuna devam etmiş ve A2 sertifikası almıştım. Doğal olarak o sırada her gün Almanca konuşma şansına sahip değildim. Bu sebeple de Almancamı yeterince geliştirecek kadar alıştırma yapmak mümkün değildi. Berlin’de geçirdiğim iki aydan sonra Almancamın gerçekten geliştiğini hissettim. Orada B2 sertifikasını aldım.

Bu burs sayesinde Berlin’de geçirdiğim süre boyunca, Berlin dışında da farklı ve güzel şehirleri görme şansım oldu. Çok güzel arkadaşlıklar kurdum ve pek çok güzel hatıra ve tecrübeyle geri döndüm.

Kendime dair kısa bir hikâyeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Ben sığınmacı bir ailenin Almanya’da doğmuş çocuğuyum. Sekiz yaşıma kadar Almanya’daydım; fakat sekiz yaşımda ailemle birlikte Almanya’dan sınırdışı edildim. Benim için o yaşımda arkadaşlarımdan ve öğretmenlerimden ayrılmak hiç kolay değildi. Aradan on yıldan fazla zaman geçtikten sonra, geçen 2018 yazında eski öğretmenimi, anaokulumu, eskiden yaşadığım evi ve oyun oynadığım sokakları tekrar görme fırsatı buldum. Bu benim için hem çok güzel hem de çok duygusal bir tecrübeydi. DAAD’ye teşekkür ediyorum; çünkü bu bursu almış olmasaydım, tüm bu hatıralar benim olmayacaktı.

Konuşmamı bitirirken bu bursun ve DAAD’nin hayatımı değiştirdiğini söylemek istiyorum. Almanya’ya gitmeden önce avukat olmak istiyordum; fakat sonrasında kararımı değiştirdim. Artık akademisyen olmak ve akademik kariyerime Almanya’da devam etmek istiyorum.

Yolumuz bir şekilde DAAD’yle kesiştiği için bugün hepimiz buradayız. DAAD’nin burada bulunan herkesin hayatına bir şeyler kattığına eminim. DAAD ailesinin bir parçası olduğum için çok mutluyum. Tüm yeni bursiyerlere Almanya’da çok güzel bir tecrübe yaşamalarını diliyorum.

Dinlediğiniz için çok teşekkürler!"

Almanya Başkonsolosluğu, Gümüşsuyu İstanbul, 13 Haziran 2019